|
Kominist Çin hakimiyetine karşı Uygurlardan verilen
cevap "Biz Uygurlar Hayvan değiliz"

Urumçi 5-Eylül vakası her şeyi değiştirdi. Yeni Çin
müstemlekeci hakimiyeti, Doğu Türkistanda yürütülen
belirlenmiş "Sinkiang yerli tarihi" ve böylece kominist
Çin'in Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını kavuşturduğu ve
Uygur halkının hür ve bahtiyar duruma eriştiği gibi
kurgulanmış sahte propagandasını ortaya çıkardı. Çin
müstemlekeci idaresi Uygur halkına karşı yapılan
bastırma siyaseti ve sindirme planının hiç bir zaman
değişmediğini, Uygur halkını asimile ederek yok etme,
eğer buna karşı çıkılırsa soykırım yaparak yoketme gibi
iki tarafı da keskin rezil planını Uygur halkına açık-
seçik gösterdi.
Urumcu 5-Eylül vakası ortaya çıktıktan bir kaç günden
sonra 3 defa Cuma namazından çıkan kişiler bir Uygur
bayanın başlatmasıyla gösteri yaparak Çin Kominist
hakimiyetinin Uygurları şiddetle bastırarak insanlıktan
çıkan sert yollarla Uygur halkına darbe indirilmesini
kınadı. Gösteride bir kişi Çun müstemleke idaresinin
10.000'den fazla Uyguru tutuklayıp, binlerce Uyguru
sorgusuz sualsiz (Na heq) haksız öldürüldüğünü beyan
edip, "biz Uygurlar hayvan mıyız?" diye sordu. Bundan
hemen sonra orada bulunan bir bayan "Biz Uygurlar Hayvan
dağiliz" diye ceavap verdi. Ilk bakışta bu soru basit
görünse de aslında onun içinde kan ve göz yaşlarının
hesabı gizliydi.
Doğru, biz Uygurlar ezelden kendimizi hayvan olarak
düşünmedik ve insan sıfatiyla yaşayageldik, ancak kan
emici Çin Kominist hakimiyeti Doğu Türkiytanı işgal
ettiği 6 yıldan bu yana Uygur halkının bağımzıslığını,
birliğni, bütün hak ve hukuklarını elinden aldığıyla
yetinmeyip yine Uygur halkını dünyada görülmeyen
vahşiyane müstemleke siyaseti ile işkenceye tabi
tuttu.Yani Uygur halkına üç yolla baskı uygulayıp
yüzbinlerce kişiyi tutuklayıp hapishanelerde işkenceye
tabi tuttu, Yüzbinlerce insanı da türlü siyasi
iftiralarla gizli ya da açıktan öldürerek Uygur halkının
yüreğini kan ağlattı. Binlerce anne-baba evlatlarını
yitirdiği için aklını oynatarak-delirerek yok oldular.
nice onlinleri bulan aileler viran oldu. Ocakları söndü.
Tanrı Dağının batısından kuzeyine Doğu Türkistan'ın her
yerine giden bir insan yerli halk olan Uygurların Çin
müstemlekecileri tarafından köle babında aşağılanarak,
başından en çaresiz günlerin geçtiğini gözlemleyebilir.
Niçin Uygurlar kendilerini "biz hayvan değiliz" diye Çin
mütecavizcilerine yüksek sesle hitap edebildi. Çünkü Çin
mütecivizcierinin Doğu Türkistan'daki zülümleri arşa
(Feleğe) yetiştiğinden, Uygurlar topyekün işsizlik,
soykırım ve aşağılanma siyasetinin kurbanı oluyorlardı.
Binlerce, onbinlerce insanın sebepsiz tutuklanıp hiç bir
iz bırakmadan yok olup gitmekteydiler. Işte bunun gibi
zorlu realite karşsında Uygur halkı Çin
müstemlekecilerine ilk defa yüksek sesle "Biz gönlünüzce
tutuklanıp karanlık zindanlara tıkılacak ve gönlünüzce
öldürülüp gömülecek hayvan değiliz" diye hitep etti.
Çin müstemlekecilerinin şunu bilmesi gerek ki Uygur
halkı dünyadaki normal insanların (behrilinishke
tegişlik ???)sahip olduğu bağımsızlık, eşitlik ve
demokratik haklarını talep etme hukukuna sahip bir
millettir. Uygurlar insan olarak yaşamakta, Çin
müstemlekecileri Uygurları hayvan yerinde, tiksinerek ve
hor görerek bu güne geldi. Çin müstemlekecileri Doğu
Türkistan halkı önünde yaptıklarının bedelini bir gün
ödeyecektir. Doğu Türkistan halkının parlayarak yanan
kısas ateşi asla sönmeyecek. Çin müstemlekecileri Uygur
halkının hak ve hukuklarını kesinlikle jade etmeye
mecbur kalacaktır.
Vatan OĞLU
|
|