M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail


Kominist Çin hakimiyetine karşı Uygurlardan verilen cevap "Biz Uygurlar Hayvan değiliz"

            Urumçi 5-Eylül vakası her şeyi değiştirdi. Yeni Çin müstemlekeci hakimiyeti, Doğu Türkistanda yürütülen belirlenmiş "Sinkiang yerli tarihi" ve böylece kominist Çin'in Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını kavuşturduğu ve Uygur halkının hür ve bahtiyar duruma eriştiği gibi kurgulanmış sahte propagandasını ortaya çıkardı. Çin müstemlekeci idaresi Uygur halkına karşı yapılan bastırma siyaseti ve sindirme planının hiç bir zaman değişmediğini, Uygur halkını asimile ederek yok etme, eğer buna karşı çıkılırsa soykırım yaparak yoketme gibi iki tarafı da keskin rezil planını Uygur halkına açık- seçik gösterdi.

Urumcu 5-Eylül vakası ortaya çıktıktan bir kaç günden sonra 3 defa Cuma namazından çıkan kişiler bir Uygur bayanın başlatmasıyla gösteri yaparak Çin Kominist hakimiyetinin Uygurları şiddetle bastırarak insanlıktan çıkan sert yollarla Uygur halkına darbe indirilmesini kınadı. Gösteride bir kişi Çun müstemleke idaresinin 10.000'den fazla Uyguru tutuklayıp, binlerce Uyguru sorgusuz sualsiz (Na heq) haksız öldürüldüğünü beyan edip, "biz Uygurlar hayvan mıyız?" diye sordu. Bundan hemen sonra orada bulunan bir bayan "Biz Uygurlar Hayvan dağiliz" diye ceavap verdi. Ilk bakışta bu soru basit görünse de aslında onun içinde kan ve göz yaşlarının hesabı gizliydi.

Doğru, biz Uygurlar ezelden kendimizi hayvan olarak düşünmedik ve insan sıfatiyla yaşayageldik, ancak kan emici Çin Kominist hakimiyeti Doğu Türkiytanı işgal ettiği 6 yıldan bu yana Uygur halkının bağımzıslığını, birliğni, bütün hak ve hukuklarını elinden aldığıyla yetinmeyip yine Uygur halkını dünyada görülmeyen vahşiyane müstemleke siyaseti ile işkenceye tabi tuttu.Yani Uygur halkına üç yolla baskı uygulayıp yüzbinlerce kişiyi tutuklayıp hapishanelerde işkenceye tabi tuttu, Yüzbinlerce insanı da türlü siyasi iftiralarla gizli ya da açıktan öldürerek Uygur halkının yüreğini kan ağlattı. Binlerce anne-baba evlatlarını yitirdiği için aklını oynatarak-delirerek yok oldular. nice onlinleri bulan aileler viran oldu. Ocakları söndü. Tanrı Dağının batısından kuzeyine Doğu Türkistan'ın her yerine giden bir insan yerli halk olan Uygurların Çin müstemlekecileri tarafından köle babında aşağılanarak, başından en çaresiz günlerin geçtiğini gözlemleyebilir. Niçin Uygurlar kendilerini "biz hayvan değiliz" diye Çin mütecavizcilerine yüksek sesle hitap edebildi. Çünkü Çin mütecivizcierinin Doğu Türkistan'daki zülümleri arşa (Feleğe) yetiştiğinden, Uygurlar topyekün işsizlik, soykırım ve aşağılanma siyasetinin kurbanı oluyorlardı. Binlerce, onbinlerce insanın sebepsiz tutuklanıp hiç bir iz bırakmadan yok olup gitmekteydiler. Işte bunun gibi zorlu realite karşsında Uygur halkı Çin müstemlekecilerine ilk defa yüksek sesle "Biz gönlünüzce tutuklanıp karanlık zindanlara tıkılacak ve gönlünüzce öldürülüp gömülecek hayvan değiliz" diye hitep etti.

Çin müstemlekecilerinin şunu bilmesi gerek ki Uygur halkı dünyadaki normal insanların (behrilinishke tegişlik ???)sahip olduğu bağımsızlık, eşitlik ve demokratik haklarını talep etme hukukuna sahip bir millettir. Uygurlar insan olarak yaşamakta, Çin müstemlekecileri Uygurları hayvan yerinde, tiksinerek ve hor görerek bu güne geldi. Çin müstemlekecileri Doğu Türkistan halkı önünde yaptıklarının bedelini bir gün ödeyecektir. Doğu Türkistan halkının parlayarak yanan kısas ateşi asla sönmeyecek. Çin müstemlekecileri Uygur halkının hak ve hukuklarını kesinlikle jade etmeye mecbur kalacaktır.

Vatan OĞLU
           


© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 20.11.2009 10:45   Hazirlayan: A. Karakash