M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail


Bir millet bu kadar bahtıkara olur mu yahu?

           

                             Mendilimde kara var
                       Yüreğimde yara var.
                       Ne bu devletten kurtuldum
                       Ne bu derde çare var

                                   Mevlam bize dert vermiş
                                   Dertlere derman vermiş
                                   Vatan derdi bambaşka dert
                                   Çare arıyor derviş

 1) Amerika’da ikiz kuleler vuruldu…

            Bush yönetiminin ve Amerika’nın Müslümanlara nefret ettiğini gören Çin zalimleri, Doğu Türkistan’da çoktan kendi elleriyle yıkmış ve domuz ağılı olarak kullanmış camileri, bir anda restore etti… Dini ibadetlere izin vermiş, yumuşamış havası estirdi.

            Amaç, bahanesini bulup bir taşla birkaç kuş vurmak… Yani bir yandan Amerika’ya şirin gözükmek, dert ortağı olup, yanında yer almak baksana Müslüman teröristler sana da bana da hep zarar veriyor. Her ikimiz terör mağduruyuz diyor. Böylelikle Amerika’nın “Uygurları soykırım yapma” deme olanağının önünü kesmek oluyor ve Uygurları yok etme işinde, kendine göre bahane bulmuş oluyor.

            2) Beş yaşındaki çocuğun ölüm fermanını imzalayan Lenin bile, eski Sovyetlerde öyle böyle “Sitan” veriyor. Ama Doğu Türkistan’da “Sitan” isteyenleri, Çin zalimleri vahşice bastırıyor, yok ediyor.

            3) Çinliler ile savaştık, yenildik, geldik… diyen Müslüman  Dungan’lara kucak açmışız, onların dini biz ile bir olsa da, dili Çinliler ile bir olduğu için Çinliler ile işbirliği yaparak bize çok zarar vermiştir.

            4) Asya’da ve Avrupa’da birçok ülkelerin başından komünizm diye bir şey geldi geçti. Ama Doğu Türkistan’a gelen komünizm sırtında tufan belası gibi insan seli Hanzu afeti beraberinde getirdi.

            Komünizmin hem Mao usul, en rezili başımıza geldi. Kimin bacasından duman çıkarsa o linç….

            Daşkozana kuyruk bekle kaynar su iç…

            1992 senesi Rusya dağıldı komünizmin bitti. Ama Stalin ile Mao cellatı, Uygur’un boynuna bağlıdığı kanlı zincir hâlâ duruyor.

 

            5) Bugünlerde Çin Uygurları, rezilce sinsice soykırım yapıyor. Derdimizi dinleyen kim? Bunlar da insan, insani hak hukukları olmalıydı… diyen kim?!

            Çin hokus-pokus numaraları ile BDT’da konsey üyesi olmuş, masa altından sopa göstererek, bazı ülkeleri tehdit ederek, bazısını kandırarak, Uygur meselesinden ağzını açamaz hale getiriyor.

            Çin zalimleri konsey üyelik koltuğunda değil, cinayet sandalyesinde oturarak Dünya halkı önünde hesap vermesi lazım.

            Türk dünyası Türki halkları toplayıp faaliyet yapıyor, Çin’den korkup Uygur’un ismini zikredemiyor.

            Müslüman dünya her sene toplantılar açıyor. 40 senedir Kıbrıs’ın bağımsızlığını tanıma işini beceremiyor. Bir bağımsız Müslüman devletin ortaya çıkmasının kendilerine yararlı olacağını anlamıyor ya da Çin ya da Çin kaynaklı bir oyun galiba…

            Tarihten bu yana Çin’e kız verme adetimiz yok idi. Bugünlerde 14-25 yaş arası milyonlarca Uygur kızını Çin bölgesine seks kölesi olarak götürdüler.

            Genç Uygur oğlanlarına kısırlaştırma (kedi-köpeklere vurulan iğne), AIDS, kanser iğneleri vuruluyor.

            Uygur çiftçilerinin kişi başına geliri senede 50 dolar.

            Kızıl ejderha Doğu Türkistan’ın iliğini emiyor. Milli gururu insanlık onurunu çiğniyor, durum vahim, oralara Dünya medyası gidemez, gidenleri hem Çin belirli yerleri gezdirerek kandırırlar.

            6) 60 yıldır Doğu Türkistan cehennem azabında gittikçe cayır cayır yanıyor, ciğerleri kanıyor…  oradan hür dünyaya kaçıp çıkan Uygurlar az değil. Onlar faaliyet gösteriyorlar, teşkilleniyorlar, bu çok güzel olay…

            Onlar Doğu Türkistan’daki halkın arzu isteğini doğru aksettirip verebilse daha da güzel olurdu.

            Maalesef bazı teşkilat yedekçileri, yani liderler: “Bağımsızlık istersek bize para vermiyor. Demokrasi, aptonomiye dersek para veriyor…” diyor.

            “Geçme namert köprüsünden, su seni aktursa da!.. 1960 senesi Aptonomiyeyi zaten Çin vermiştir. Senin zahmet edip tekrar istemene ne gerek var?

            Dünyada %99 ülkenin bağımsızlık sorunu yoktur, onlar demokrasisini geliştirme yolunda ilerliyorlar.

            Bizim sorunumuz ise, önce bağımsızlık meselesi. Bütün hukuk Çin zalimlerinin elindeyken, sen nasıl demokrasini geliştirebilirsin.

            Tianmin’de demokrasi isteyen Çinli öğrencilerini tank ile ezerek kıyma yapan Çin, hangi demokrasiyi verebilir?

            Doğu Türkistan’da Çin zalimlerinden kurtulmak istemeyen, bağımsızlık istemeyen bir Uygur yoktur (aklını kaybedenler hariç).

            Bazı liderler Dünyayı dolaşarak “Bağımsızlık imkânsız… Demokrasiye, aptanomiye istiyoruz…” diye konuşmaya başlamış.

            Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için milyonlarca şehit verdik. “Ya istiklal ya ölüm” diye yola çıktık.

            Çin zalimleri Uygur halkını nefret silahı ile silahlandırdı.

            Yeter ki biz halkımız ile bir niyette olalım, onların arzu ve isteğini yani bağımsızlık isteğini hür dünyaya doğru aksettirelim.

            70 sene kendini beğenmiş Rusya dağıldı.

            Dünyanın adil insanları Çin zalimlerinin, iğrenç zulmüne daha fazla seyirci kalamaz.

            Amerika’da Obama çıktı. Bush zamanında zedelenen Dünya adaletini iyileştirmeye çalışıyor.

            Çin’in sahtekârlığı aşikar oldu, olacak… her yönden.

            Sizin “bağımsızlık istemiyoruz, Aptonomiye istiyoruz, demokrasi istiyoruz” sözünüz 30 milyon Uygur halkının arzu iradesini temsil etmiyor.

            Çünkü bu sözden “Doğu Türkistan toprakları Çin’indir” manası çıkar. “Köleliği kabul ettim” manası çıkar.

            Doğu Türkistan halkı bağımsızlığı hak ediyor.

            Bir Vietnam gazisi diyor ki: “Canlılarımızdan, göz, el, ayaklarımızdan ayrıldık ama bağımsızlığımızdan ayrılmadık hepimiz bir niyet, bir vücut olup savaştık…”

            Makalemi, Mehmet Akif Ersoy’un şiirinden özetle sonlandıracağım.

            “BAYRAĞI BAYRAK YAPAN ÜZERİNDEKİ KANDIR.

            UĞRUNA ÖLECEK VARSA, O TOPRAĞIN ADI VATANDIR” (M. Âkif Ersoy)

12.06.2009

Zeynure İsa
 

Adres:
Çelebidere Yokuşu Sok.
Selçuk Apt. No: 6 Yeniköy - İstanbul
Tel (Ev) : (0090 212) 223 65 82
Gsm : 0090 536 579 45 85
 


© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 16.06.2009 21:13   Hazirlayan: A. Karakash