M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail


Haber ve Yorum

1) Kanada’da Hüseyin Celil’in Olimpiyatlardan önce Serbest Bırakılması için İmza Toplama Kampanyası Yürütülüyor

ETIC’in edindiği bilgiye göre, “Kanada Uygur Cemiyeti” Mayıs ayının 24’ünden itibaren bütün Kanada genelinde Çin hükümetinden Uygur siyasi faaliyetçisi Hüseyin Celil’i Pekin Olimpiyatları öncesi serbest bırakmasını talep ederek imza toplama kampanyası başlatmış olup, kampanyaya katılanların sayısında her geçen gün büyük artışların olduğu gözlenmiştir.

Kampananın başlamasından bu yana, “Kanada Uygur Cemiyeti”nin başkanı Rukiye Turduş önderliğindeki teşkilat sorumluları, Kanada’daki birkaç üniversiteye giderek, öğrenciler arasında Hüseyin Celil için imza toplama faaliyeti yapmışlardır. Böylece Üniversite öğrencilerine insan hakları konusundaki tutumu, Uygurların bu günkü durumları ve Hüseyin Celil’in hapishane hayatı hakkında bilgiler vermişlerdir.

Bunun dışında yine Rukiye Turduş bu yakınlarda Kanada’da yapılan 34. Kuzey Amerika Müslümanları İslam Kurultayına katılarak Kurultay temsilcilerine Uygur Müslümanların durumu ve Çin hâkimiyetinin onlara karşı yürütmekte olduğu dini baskı politikası hakkında bir rapor sunmuştur. Onlara yine, şu anda Çin hapishanesinde haksız yere zulüm çekmekte olan Hüseyin Celil hakkında bilgiler verip, Onlardan Hüseyin Celil meselesi hakkında Çin hâkimiyetine karşı baskı uygulamalarını istemiştir.

2 ) Bu yılın İlk Dönemlerinde Başka Memleketlere Irgatlık İçin Sürülenlerin Sayısı 350 Bini Geçti

Çin Hâkimiyeti Doğu Türkistan’daki ve dış ülkelerdeki kuvvetli protestoları ve Uluslar arası insan hakları teşkilatlarının sert şekildeki kınamalarını hiçbir şekilde umursamamaktadır. “İş gücü fazlasını başka memleketlere giderek çalışmaya yönlendirme” sloganı ve maskesi altında Doğu Türkistanlıları mecburi olarak yurt ve mekânlarından kopartıp Çin’e ve Doğu Türkistan’da Çinlilerin yoğun olarak yaşadıkları şehirlere sürgün etmektedir. Bu uygulamadaki amaçları ise, bu yolla Doğu Türkistanlıları asimile ederek yok etmektir. Bu türlü stratejik planlarını ise, bütün güçleri ile icra etmektedirler.

Mesela, “Tanrı dağı Sitesi”nin Haziran ayının 3’ündeki haberinden anlaşıldığına göre, bu yılın ilk döneminde Doğu Türkistan genelinde başka memleketlere sürülen sözde “İşgücü fazlaları”nın umumi sayısı 350 bin 800’e ulaşmış olup, bunların arasında Uygurların yoğun olarak yaşadıkları güneydeki 3 vilayetten sürülenlerin sayısı 162 bin 500 kişiye ulaşmıştır. Bunlardan kaç kişisinin Çin’in içeri bölgelerine gönderilmiş oldukları şimdilik belli değil. Fakat Doğu Türkistan’dan gelen haberlere bakıldığında yakın dönemlerden beri Çin hâkimiyeti, Uygur kızlarını Çin’in içeri bölgelerine gönderme işlerine de özellikle hız vermiş bulunuyor.

Her ne kadar Çin hükümeti bu politikası hakkında dış ülkelere bilgi verirken “İşgücü fazlalarını başka memleketler yönlendirme” siyasi hiçbir arka görünümü olmadığını, bundaki maksadın sadece Uygurları iktisadi cihetten kalkındırmak olduğunu vurgulaya gelse de, fakat bazı kukla yetkililerin bu cihetteki bazı sözleri Çin hükümetinin asıl maksadını açıklamaktadır.

Mesela, “Tanrı dağı Sitesi”nde yayımlanan yukarıdaki haberde işaret edildiğine göre, “Otonom Bölge(Doğu Türkistan)”nin başkan yardımcısı Erkin Tuniyaz, “işgücü fazlalarını başka memleketlere yönlendirme politikası ise, vatanın bütünlüğünü koruyup, milli bölücülüğe karşı durmada büyük tarihi öneme sahiptir” demektedir.

Yukarıdaki haberden anlaşıldığına göre, Çin hâkimiyeti son dönemlerde özel “iş gücü fazlalarını başka memleketlere seferber etme Birliği” adı ile bir birlik oluşturup, bu Birlikler vasıtasıyla Doğu Türkistan’ın bütün köy ve mezralarında Uygur çiftçilere yönelik propagandalar başlatmıştır.

3) Doğu Türkistan’daki Tabii yaylaların Yüzde Sekseni Kurudu

“Tanrı dağı Sitesi”nin 06.06.2008 tarihinde “Otonom Bölge(Doğu Türkistan) Çevre koruma dairesinin sayılı malumatlarını naklederek yaptığı habere göre, şu anda Doğu Türkistan’daki tabii yaylaklar toplamının %80’inin kurumaya yüz tutmuş olduğu, besi hayvanlarının sayısının çokluğu, yaylak ve otlakların kâfi gelmemesi durumu besicileri kesinlikle zor durumda bıraktığı belirtilmektedir.

Bunun dışında yine orman ve yeşil alanların tahrip olma oranı da fazla olup, Doğu Türkistan’ın çevre dengesi de bir hayli bozuldu. Yukarıdaki haberde” Nüfusun çoğalması ve insanların ağır derecede zarar ve dengesizliklere uğraması yaylakların kurumasına sebep olan başlıca temel unsurlardandır.” Denilmektedir.

Doğu Türkistan’da uzun yıllardan beri doğal orman ve yaylakların, Çinli göçmenlerin yasa dışı olarak işgallerine ve bozgunculuklarına uğraya gelmekte olduğu, böylece Çin hâkimiyetinin içeri bölgelerden gelen atölye sahipleri ve tüccarlara doğal manzaralı yerleri fabrika, atölye yapmaları için dilediklerince tahsis edip vermekte oldukları herkesçe bilinmektedir.

4) Doğu Türkistan’dan Çin’in Afet Bölgesine Yapılan İktisadi Yardım 100 Milyon Yuen’e Ulaştı.

2008 yılını girişinden beri, Doğu Türkistan’ın bütün bölgelerinde sel ve kuraklık afetleri meydana gelip ekili alanların ağır derecede tahribata uğradığı çok sayıda Uygur çiftçilerin iktisadi cihetten perişan olup, yurt ve memleketlerini terk edip gurbetçi olmaya mecbur oldukları gözlenmiştir. Çin hâkimiyetinin de bundan istifade ile aç-çıplak kalan Uygur çiftçileri “iş gücü fazlası” addederek

Çin’in içeri eyaletlerine sürgün etmekte olduğu herkesin malumudur. Kısacası Uygur halkı bu gün bir dili ekmeğe muhtaç olarak yoksulluk içinde yaşamaya mecbur olmaktadır.

Bu şartlar altında Çin hâkimiyetinin yakında meydana gelen deprem felaketini bahane ederek Doğu Türkistan’da genel anlamda “afet bölgesine yardım” sloganı altına seferberlik yürüterek kendileri muhtaç vaziyette yaşamakta olan Uygur çiftçileri içeri eyaletlerdeki afete uğrayan Çinlilere yardım vermeye zorlamakta olması yerli halk arasında sert tepkilerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Üstelikte ekonomik durumu son derece kötü olan Doğu Türkistan’dan toplanan yardımın miktarının çokluğu, Çin hâkimiyetinin Doğu Türkistan üzerindeki baskı politikasını ispatlamaktadır.

Mesela “Tanrı dağı Sitesi” nin Haziran ayının 6’sında verdiği habere göre, aynı ayın 2’sine kadar Doğu Türkistan’dan “afet bölgesine yardım” adı altında toplanan paranın miktarı 100 milyon yuene ulaşmış bulunuyor.

Bunun dışında yine, afet bölgesine Doğu Türkistan’dan hububat, ilaç, giyecek vb. birçok ihtiyaç maddeleri gönderilmiştir. Şu anda Çin’in ihraç rezervi, yani dolar rezervi dünya geneli ile kıyaslandığında ön sırada gelmektedir. Hal böyleyken yine Çin hâkimiyetinin halkı aldatması, özellikle de müstemleke altında ezilerek yaşamakta olan Doğu Türkistan halkını yitip-kakması dünya kamuoyunun tepkisini çekmektedir.

5) Almanya Parlamentosunda Çin’in İnsan Hakları Vaziyeti Hakkında Sert Tartışmalar Yapıldı

Pekin Olimpiyatlarına iki aylık bir sürenin kaldığı bu günlerde Almanya Federal Parlamentosunda’ da Çin’in insan hakları vaziyeti hakkındaki tartışmalar da güçleniyor. “Almanya Dalgaları” radyosunun 07.06.2008 günü verdiği haberinde belirtildiğine göre, geçen hafta Almanya Parlamentosunda Çin’in insan hakları vaziyeti ve Tibet gibi azınlık milletlerin(!) insan hakları durumu hakkında bütün partiler ararsında sert tartışmalar yapıldı.

“Almanya Yeşiller Partisi” ne mensup milletvekilleri parlamentodan, Pekin Olimpiyatlarından önce Çin’in bütün siyasi mahpusları serbest bırakmasını talep ederek karar layihası çıkartılmasını talep ettiler.

Federal parlamentodaki müzakere esnasında “Almanya Yeşiller Partisi” nin meclis içindeki grup başkanı Beck bir konuşma yaparak Çin’deki insan hakları meselesinde daha ağır meselelerin saklanmakta olduğunu, Çin hâkimiyetinin insan hakları cihetinde olimpiyatlardan önce kamuoyuna vermiş olduğu sözünü yerine getirmediğini söyledi.

Beck yine, Çin hâkimiyetinin olimpiyatlara hazırlık bahanesiyle 1 milyon 500 binden fazla kişiyi mecburi olarak göç ettirdiğini, onların zararlarını tazmin etmediğini, özellikle de Çin hâkimiyetinin uluslar arası insan hakları teşkilatlarının Tibet meselesi ve azınlık milletlerin(!) dini inanç ve kültürel cihetlerde baskılara maruz kalmakta olduklarına vurgu yaptı. Ayrıca, uluslar arası kamuoyunun kendisi hakkında yapılan tenkitleri de zerre kadar bile dikkate almadığına vurgu yaptıktan sonra Federal parlamentodan Pekin Olimpiyatlarından önce Çin’den bütün siyasi mahpusları serbest bırakmasını talep ederek karar layihası çıkartılmasını ve bu kararı Çin hükümetine bildirmeyi talep etmiştir. ETIC

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:

Mehmet Emin BATUR

 


© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 09.06.2008 18:55   Hazirlayan: A. Karakash