|
Haber
ve Yorum
1)
Kanada’da Hüseyin Celil’in Olimpiyatlardan önce Serbest
Bırakılması için İmza Toplama Kampanyası Yürütülüyor
ETIC’in
edindiği bilgiye göre, “Kanada Uygur Cemiyeti” Mayıs
ayının 24’ünden itibaren bütün Kanada genelinde Çin
hükümetinden Uygur siyasi faaliyetçisi Hüseyin Celil’i
Pekin Olimpiyatları öncesi serbest bırakmasını talep
ederek imza toplama kampanyası başlatmış olup,
kampanyaya katılanların sayısında her geçen gün büyük
artışların olduğu gözlenmiştir.
Kampananın başlamasından bu yana, “Kanada Uygur
Cemiyeti”nin başkanı Rukiye Turduş önderliğindeki
teşkilat sorumluları, Kanada’daki birkaç üniversiteye
giderek, öğrenciler arasında Hüseyin Celil için imza
toplama faaliyeti yapmışlardır. Böylece Üniversite
öğrencilerine insan hakları konusundaki tutumu,
Uygurların bu günkü durumları ve Hüseyin Celil’in
hapishane hayatı hakkında bilgiler vermişlerdir.
Bunun dışında yine Rukiye Turduş bu yakınlarda Kanada’da
yapılan 34. Kuzey Amerika Müslümanları İslam Kurultayına
katılarak Kurultay temsilcilerine Uygur Müslümanların
durumu ve Çin hâkimiyetinin onlara karşı yürütmekte
olduğu dini baskı politikası hakkında bir rapor
sunmuştur. Onlara yine, şu anda Çin hapishanesinde
haksız yere zulüm çekmekte olan Hüseyin Celil hakkında
bilgiler verip, Onlardan Hüseyin Celil meselesi hakkında
Çin hâkimiyetine karşı baskı uygulamalarını istemiştir.
2 ) Bu
yılın İlk Dönemlerinde Başka Memleketlere Irgatlık İçin
Sürülenlerin Sayısı 350 Bini Geçti

Çin
Hâkimiyeti Doğu Türkistan’daki ve dış ülkelerdeki
kuvvetli protestoları ve Uluslar arası insan hakları
teşkilatlarının sert şekildeki kınamalarını hiçbir
şekilde umursamamaktadır. “İş gücü fazlasını başka
memleketlere giderek çalışmaya yönlendirme” sloganı ve
maskesi altında Doğu Türkistanlıları mecburi olarak yurt
ve mekânlarından kopartıp Çin’e ve Doğu Türkistan’da
Çinlilerin yoğun olarak yaşadıkları şehirlere sürgün
etmektedir. Bu uygulamadaki amaçları ise, bu yolla Doğu
Türkistanlıları asimile ederek yok etmektir. Bu türlü
stratejik planlarını ise, bütün güçleri ile icra
etmektedirler.
Mesela, “Tanrı dağı Sitesi”nin Haziran ayının 3’ündeki
haberinden anlaşıldığına göre, bu yılın ilk döneminde
Doğu Türkistan genelinde başka memleketlere sürülen
sözde “İşgücü fazlaları”nın umumi sayısı 350 bin 800’e
ulaşmış olup, bunların arasında Uygurların yoğun olarak
yaşadıkları güneydeki 3 vilayetten sürülenlerin sayısı
162 bin 500 kişiye ulaşmıştır. Bunlardan kaç kişisinin
Çin’in içeri bölgelerine gönderilmiş oldukları şimdilik
belli değil. Fakat Doğu Türkistan’dan gelen haberlere
bakıldığında yakın dönemlerden beri Çin hâkimiyeti,
Uygur kızlarını Çin’in içeri bölgelerine gönderme
işlerine de özellikle hız vermiş bulunuyor.
Her ne kadar Çin hükümeti bu politikası hakkında dış
ülkelere bilgi verirken “İşgücü fazlalarını başka
memleketler yönlendirme” siyasi hiçbir arka görünümü
olmadığını, bundaki maksadın sadece Uygurları iktisadi
cihetten kalkındırmak olduğunu vurgulaya gelse de, fakat
bazı kukla yetkililerin bu cihetteki bazı sözleri Çin
hükümetinin asıl maksadını açıklamaktadır.
Mesela, “Tanrı dağı Sitesi”nde yayımlanan yukarıdaki
haberde işaret edildiğine göre, “Otonom Bölge(Doğu
Türkistan)”nin başkan yardımcısı Erkin Tuniyaz, “işgücü
fazlalarını başka memleketlere yönlendirme politikası
ise, vatanın bütünlüğünü koruyup, milli bölücülüğe karşı
durmada büyük tarihi öneme sahiptir” demektedir.
Yukarıdaki haberden anlaşıldığına göre, Çin hâkimiyeti
son dönemlerde özel “iş gücü fazlalarını başka
memleketlere seferber etme Birliği” adı ile bir birlik
oluşturup, bu Birlikler vasıtasıyla Doğu Türkistan’ın
bütün köy ve mezralarında Uygur çiftçilere yönelik
propagandalar başlatmıştır.
3) Doğu
Türkistan’daki Tabii yaylaların Yüzde Sekseni Kurudu

“Tanrı
dağı Sitesi”nin 06.06.2008 tarihinde “Otonom Bölge(Doğu
Türkistan) Çevre koruma dairesinin sayılı malumatlarını
naklederek yaptığı habere göre, şu anda Doğu
Türkistan’daki tabii yaylaklar toplamının %80’inin
kurumaya yüz tutmuş olduğu, besi hayvanlarının sayısının
çokluğu, yaylak ve otlakların kâfi gelmemesi durumu
besicileri kesinlikle zor durumda bıraktığı
belirtilmektedir.
Bunun dışında yine orman ve yeşil alanların tahrip olma
oranı da fazla olup, Doğu Türkistan’ın çevre dengesi de
bir hayli bozuldu. Yukarıdaki haberde” Nüfusun çoğalması
ve insanların ağır derecede zarar ve dengesizliklere
uğraması yaylakların kurumasına sebep olan başlıca temel
unsurlardandır.” Denilmektedir.
Doğu Türkistan’da uzun yıllardan beri doğal orman ve
yaylakların, Çinli göçmenlerin yasa dışı olarak
işgallerine ve bozgunculuklarına uğraya gelmekte olduğu,
böylece Çin hâkimiyetinin içeri bölgelerden gelen atölye
sahipleri ve tüccarlara doğal manzaralı yerleri fabrika,
atölye yapmaları için dilediklerince tahsis edip
vermekte oldukları herkesçe bilinmektedir.
4) Doğu
Türkistan’dan Çin’in Afet Bölgesine Yapılan İktisadi
Yardım 100 Milyon Yuen’e Ulaştı.
2008 yılını girişinden beri, Doğu Türkistan’ın bütün
bölgelerinde sel ve kuraklık afetleri meydana gelip
ekili alanların ağır derecede tahribata uğradığı çok
sayıda Uygur çiftçilerin iktisadi cihetten perişan olup,
yurt ve memleketlerini terk edip gurbetçi olmaya mecbur
oldukları gözlenmiştir. Çin hâkimiyetinin de bundan
istifade ile aç-çıplak kalan Uygur çiftçileri “iş gücü
fazlası” addederek
Çin’in içeri eyaletlerine sürgün etmekte olduğu herkesin
malumudur. Kısacası Uygur halkı bu gün bir dili ekmeğe
muhtaç olarak yoksulluk içinde yaşamaya mecbur
olmaktadır.
Bu şartlar altında Çin hâkimiyetinin yakında meydana
gelen deprem felaketini bahane ederek Doğu Türkistan’da
genel anlamda “afet bölgesine yardım” sloganı altına
seferberlik yürüterek kendileri muhtaç vaziyette
yaşamakta olan Uygur çiftçileri içeri eyaletlerdeki
afete uğrayan Çinlilere yardım vermeye zorlamakta olması
yerli halk arasında sert tepkilerin ortaya çıkmasına
sebep olmaktadır. Üstelikte ekonomik durumu son derece
kötü olan Doğu Türkistan’dan toplanan yardımın
miktarının çokluğu, Çin hâkimiyetinin Doğu Türkistan
üzerindeki baskı politikasını ispatlamaktadır.
Mesela “Tanrı dağı Sitesi” nin Haziran ayının 6’sında
verdiği habere göre, aynı ayın 2’sine kadar Doğu
Türkistan’dan “afet bölgesine yardım” adı altında
toplanan paranın miktarı 100 milyon yuene ulaşmış
bulunuyor.
Bunun dışında yine, afet bölgesine Doğu Türkistan’dan
hububat, ilaç, giyecek vb. birçok ihtiyaç maddeleri
gönderilmiştir. Şu anda Çin’in ihraç rezervi, yani dolar
rezervi dünya geneli ile kıyaslandığında ön sırada
gelmektedir. Hal böyleyken yine Çin hâkimiyetinin halkı
aldatması, özellikle de müstemleke altında ezilerek
yaşamakta olan Doğu Türkistan halkını yitip-kakması
dünya kamuoyunun tepkisini çekmektedir.
5)
Almanya Parlamentosunda Çin’in İnsan Hakları Vaziyeti
Hakkında Sert Tartışmalar Yapıldı

Pekin
Olimpiyatlarına iki aylık bir sürenin kaldığı bu
günlerde Almanya Federal Parlamentosunda’ da Çin’in
insan hakları vaziyeti hakkındaki tartışmalar da
güçleniyor. “Almanya Dalgaları” radyosunun 07.06.2008
günü verdiği haberinde belirtildiğine göre, geçen hafta
Almanya Parlamentosunda Çin’in insan hakları vaziyeti ve
Tibet gibi azınlık milletlerin(!) insan hakları durumu
hakkında bütün partiler ararsında sert tartışmalar
yapıldı.
“Almanya Yeşiller Partisi” ne mensup milletvekilleri
parlamentodan, Pekin Olimpiyatlarından önce Çin’in bütün
siyasi mahpusları serbest bırakmasını talep ederek karar
layihası çıkartılmasını talep ettiler.
Federal parlamentodaki müzakere esnasında “Almanya
Yeşiller Partisi” nin meclis içindeki grup başkanı Beck
bir konuşma yaparak Çin’deki insan hakları meselesinde
daha ağır meselelerin saklanmakta olduğunu, Çin
hâkimiyetinin insan hakları cihetinde olimpiyatlardan
önce kamuoyuna vermiş olduğu sözünü yerine getirmediğini
söyledi.
Beck yine, Çin hâkimiyetinin olimpiyatlara hazırlık
bahanesiyle 1 milyon 500 binden fazla kişiyi mecburi
olarak göç ettirdiğini, onların zararlarını tazmin
etmediğini, özellikle de Çin hâkimiyetinin uluslar arası
insan hakları teşkilatlarının Tibet meselesi ve azınlık
milletlerin(!) dini inanç ve kültürel cihetlerde
baskılara maruz kalmakta olduklarına vurgu yaptı. Ayrıca,
uluslar arası kamuoyunun kendisi hakkında yapılan
tenkitleri de zerre kadar bile dikkate almadığına vurgu
yaptıktan sonra Federal parlamentodan Pekin
Olimpiyatlarından önce Çin’den bütün siyasi mahpusları
serbest bırakmasını talep ederek karar layihası
çıkartılmasını ve bu kararı Çin hükümetine bildirmeyi
talep etmiştir. ETIC
Uygur
Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan:
Mehmet
Emin BATUR
|
|