M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail


ETIC Beyanatı:
Çin Hâkimiyetinin Tibetli Kardeşlerimize Karşı Uygulamakta Olduğu Kanlı Bastırma Hareketini Şiddetle Kınıyoruz!
 

Dünya kamuoyunun da bildiği gibi, Komünist Çin hâkimiyeti, Tibetli kardeşlerimizin kendilerinin insan hak ve hürriyetlerini, özgürlük ve hürriyetlerini talep ederek Mart ayın 14. gününden itibaren Tibet genelinde yürütmekte oldukları barış içindeki protesto gösterilerini faşistçe ve kanlı bir biçimde bastıra gelmektedir.

Çin hâkimiyetinin bu “yavuz hırsız” davranışı dünya barışının, insanlar arasındaki dostluk ve kardeşliğin sembolü sayılan Olimpiyatların Çin gibi müstebit ve diktatör bir devlette yapılmasının insanlık âlemi için ne kadar büyük bir hakaret ve trajedi olduğunu uluslar arası kamuoyu önünde bir kere daha ispatladı.

Biz Doğu Türkistanlılar, Tibet halkı ile kader birliği içindeki bir halkız. Yıllardan beri Tibetli kardeşlerimiz ile birlikte Komünist Çin hâkimiyetinin zulüm ve müstemlekecilik politikasına karşı omuz-omuza vererek mücadele ede gelmekteyiz. Bu münasebetle Çin hâkimiyetinin Tibetli kardeşlerimize yönelttiği acımasızca sindirme hareketini şiddetle kınamakla beraber, Tibetli kardeşlerimizin özgürlük ve hürriyet için yürütmekte oldukları haklı mücadelelerini sonuna kadar destekleyeceğimizi bütün dünya halkına bir defa daha açıkça duyuruyoruz!

Demokrasi ve insan hakları prensiplerinin bütün dünya halkının ortak değerlerine dönüştüğü, dünyadaki müstebit hâkimiyetlerin birer, birer devrilip, esaret altındaki ezilen milletlerin ardı ardına hürriyetlerine kavuştukları günümüzde Doğu Türkistan ve Tibet halkları müstebit Komünist Çin hâkimiyetinin faşist politikaları sebebiyle kendilerinin milli kimliklerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kendi haklarını talep eden Doğu Türkistanlı ve Tibetliler acımasızca ve kanlı biçimde bastırılmaktadırlar. Bu defa Tibet’te meydana gelmekte olan hadiseler bunun canlı örnekleridir.

Komünist Çin hâkimiyeti 1990 yılı Nisan ayının 5. günü. Doğu Türkistan’ın Barın köyündeki Doğu Türkistanlı çiftçilerin protesto gösterilerini kanlı bir şekilde bastırıp, binlerce Doğu Türkistanlı Çiftçileri hunharca katletmişlerdi.

Yine, 1997 yılı Şubat ayının 5. günü Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde Doğu Türkistanlı gençler tarafından yürütülen barış içindeki protesto gösterilerini düzenli orduları ile kanlı bir şekilde bastırıp, kendilerinin haklı taleplerini ortaya koyan ve ellerinde demirin kırığı bile bulunmayan binlerce suçsuz- günahsız Doğu Türkistanlıyı katletmişlerdi.

Çin hâkimiyeti kendisinin Doğu Türkistan halkına yönelte geldiği acımasız kanlı bastırma hareketlerini örtbas etmek için Doğu Türkistan halkının Müslüman bir halk olduğunu istismar ederek dünya siyasi arenalarında Doğu Türkistanlıların haklı milli hareketlerini “terörist hareket” diye karalayıp bu yolla dünya kamuoyunun gözünü boyamaya çalışa geldi. İşte şimdi de Tibet halkının yürütmekte olduğu protesto gösterileri için de yeni siyasi iftiralar üreterek, kendilerinin Lasa şehrinde sürdürdükleri katliam hareketlerinin haklılığını savunmaya çalışmaktadırlar.

Dünya kamuoyu Çin hâkimiyetinin bu tür hokkabazlıklarını ve Çin’in genel karakterini çoktan anlamış bulunuyor. Çin hâkimiyeti bu siyasi suikastlarına ebediyen devam edemeyecektir!

Bu sebeple inancımız tamdır ki, her geçen gün dünya kamuoyunun duygu birliğine ve güçlü desteğine mazhar olmakta olan Doğu Türkistan ve Tibet halklarının haklı milli hareketleri mutlaka bir gün kesin olarak kendi maksadına erişecektir. Onlar da kesin olarak hür dünya halkları gibi özgür ve bağımsız bir ortama erişeceklerdir!

Abdulcelil Karakaş

“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin Başkanı

Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet Emin BATUR
 


© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 26.03.2008 11:27   Hazirlayan: A. Karakash