|
Dünya
kamuoyunun da bildiği gibi, Komünist Çin hâkimiyeti,
Tibetli kardeşlerimizin kendilerinin insan hak ve
hürriyetlerini, özgürlük ve hürriyetlerini talep ederek
Mart ayın 14. gününden itibaren Tibet genelinde
yürütmekte oldukları barış içindeki protesto
gösterilerini faşistçe ve kanlı bir biçimde bastıra
gelmektedir.
Çin hâkimiyetinin bu “yavuz hırsız” davranışı dünya
barışının, insanlar arasındaki dostluk ve kardeşliğin
sembolü sayılan Olimpiyatların Çin gibi müstebit ve
diktatör bir devlette yapılmasının insanlık âlemi için
ne kadar büyük bir hakaret ve trajedi olduğunu uluslar
arası kamuoyu önünde bir kere daha ispatladı.
Biz Doğu Türkistanlılar, Tibet halkı ile kader birliği
içindeki bir halkız. Yıllardan beri Tibetli
kardeşlerimiz ile birlikte Komünist Çin hâkimiyetinin
zulüm ve müstemlekecilik politikasına karşı omuz-omuza
vererek mücadele ede gelmekteyiz. Bu münasebetle Çin
hâkimiyetinin Tibetli kardeşlerimize yönelttiği
acımasızca sindirme hareketini şiddetle kınamakla
beraber, Tibetli kardeşlerimizin özgürlük ve hürriyet
için yürütmekte oldukları haklı mücadelelerini sonuna
kadar destekleyeceğimizi bütün dünya halkına bir defa
daha açıkça duyuruyoruz!
Demokrasi ve insan hakları prensiplerinin bütün dünya
halkının ortak değerlerine dönüştüğü, dünyadaki müstebit
hâkimiyetlerin birer, birer devrilip, esaret altındaki
ezilen milletlerin ardı ardına hürriyetlerine
kavuştukları günümüzde Doğu Türkistan ve Tibet halkları
müstebit Komünist Çin hâkimiyetinin faşist politikaları
sebebiyle kendilerinin milli kimliklerini kaybetme
tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kendi haklarını talep
eden Doğu Türkistanlı ve Tibetliler acımasızca ve kanlı
biçimde bastırılmaktadırlar. Bu defa Tibet’te meydana
gelmekte olan hadiseler bunun canlı örnekleridir.
Komünist Çin hâkimiyeti 1990 yılı Nisan ayının 5. günü.
Doğu Türkistan’ın Barın köyündeki Doğu Türkistanlı
çiftçilerin protesto gösterilerini kanlı bir şekilde
bastırıp, binlerce Doğu Türkistanlı Çiftçileri hunharca
katletmişlerdi.
Yine, 1997 yılı Şubat ayının 5. günü Doğu Türkistan’ın
Gulca şehrinde Doğu Türkistanlı gençler tarafından
yürütülen barış içindeki protesto gösterilerini düzenli
orduları ile kanlı bir şekilde bastırıp, kendilerinin
haklı taleplerini ortaya koyan ve ellerinde demirin
kırığı bile bulunmayan binlerce suçsuz- günahsız Doğu
Türkistanlıyı katletmişlerdi.
Çin hâkimiyeti kendisinin Doğu Türkistan halkına yönelte
geldiği acımasız kanlı bastırma hareketlerini örtbas
etmek için Doğu Türkistan halkının Müslüman bir halk
olduğunu istismar ederek dünya siyasi arenalarında Doğu
Türkistanlıların haklı milli hareketlerini “terörist
hareket” diye karalayıp bu yolla dünya kamuoyunun gözünü
boyamaya çalışa geldi. İşte şimdi de Tibet halkının
yürütmekte olduğu protesto gösterileri için de yeni
siyasi iftiralar üreterek, kendilerinin Lasa şehrinde
sürdürdükleri katliam hareketlerinin haklılığını
savunmaya çalışmaktadırlar.
Dünya kamuoyu Çin hâkimiyetinin bu tür hokkabazlıklarını
ve Çin’in genel karakterini çoktan anlamış bulunuyor.
Çin hâkimiyeti bu siyasi suikastlarına ebediyen devam
edemeyecektir!
Bu sebeple inancımız tamdır ki, her geçen gün dünya
kamuoyunun duygu birliğine ve güçlü desteğine mazhar
olmakta olan Doğu Türkistan ve Tibet halklarının haklı
milli hareketleri mutlaka bir gün kesin olarak kendi
maksadına erişecektir. Onlar da kesin olarak hür dünya
halkları gibi özgür ve bağımsız bir ortama
erişeceklerdir!
Abdulcelil
Karakaş
“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin Başkanı
Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet
Emin BATUR
|
|