|
Kosova’nın Bağımsızlık İlânı Rusya ve Çin’i Ürküttü
Kosova
17.02.2008 günü bağımsızlığını ilan etti. Kosova’nın
çiçeği burnunda başbakanı olan Haşim Taçi Kosova
devletinin tanınması için resmi girişimlere başladı ve
dünyadaki bütün hükümetlere birer resmi belge göndererek
tanınma istedi.
Sırbistan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden
Kosova’yı ilk tanıyan ülke ABD oldu. ABD’yi İngiltere,
Almanya ve Türkiye izledi. Fransa’ da Kosova’nın
bağımsızlığını tanıdıklarını ilan etti. Diğer Avrupa
ülkelerinin de ilgili bakanlıkları yaptıkları
açıklamalarla Kosova’nın artık bağımsız bir devlet
olduğu ve kısa zaman içinde birçok Avrupa devletlerinin
de Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacakları sinyallerini
verdiler. Öyle anlaşılıyor ki, bu yılın ilk yarısı
içinde çok sayıda dünya ülkesi Kosova’yı bağımsız bir
devlet olarak kabul edecek ve Kosova’da lüzumlu
bürolarını açarak faaliyetlere geçecekler.
Bu durumdan en çok rahatsızlık duyan devletlerin başında
Rusya ve Çin gelmektedir. Rusya dışişleri Bakanlığı
Balkanlar özel temsilcisi Büyükelçi Aleksandır
Botsan-Herçenko BM Genel sekreterine bir çağrıda
bulunarak duruma müdahale etmesini ve Kosova’nın
bağımsızlığına karşı çıkmasını istedi.
Moskova, BM Güvenlik Konseyi'nin Sırpların ve Kosovalı
Arnavutların ortak kabul edebileceği bir çözüm için
acilen müzakerelere başlanmasını talep etmekle beraber
bu son gidişatın önünün alınmaması durumunda Balkanlarda
ciddi huzursuzlukların meydana gelebileceği ve bölge
istikrarının bozulacağı şeklinde üstü kapalı tehditlerde
savurdu.
Rusya’nın bu durumdan rahatsız olmasının birinci sebebi,
Kosova’nın bağımsızlık ilanının ve ilan edilen bu
bağımsızlığın Türkiye, Amerika ve birçok Avrupa
devletleri tarafından çabucak tanınmış olmasının Rusya
federasyonu içerisinde bulunan birçok Türk soylu
topluluklara da emsal teşkil edebileceği endişesi içinde
olmasıdır.
Çin ‘de, Kosova’nın bağımsızlık ilanından ciddi biçimde
rahatsızlık duyan ve bu bağımsızlık ilanının BM eli ile
bir an önce engellenmesini isteyen ülkelerden biri.
Çünkü Çin’in de kendi istilası altında bulunan Doğu
Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan halklarının da
gelecekte Kosova halkı gibi bağımsızlık isteyebileceği
ihtimali Çin’i ciddi bir biçimde huzursuz etmiş
bulunuyor.
Çin Dışişleri Sözcüsü Liu Jianchao bir açıklama yaparak
tıpkı Rus yetkililer gibi Kosova’nın bağımsızlık ilan
etmesinden son derece endişe duyduklarını, bu
bağımsızlık ilanının bölgedeki barış ve istikrarın
devamını baltalayacağını ileri süren ifadeler kullandı.
Çin yetkilileri bir taraftan büyük Çin’in 56 azınlık
milletten meydana geldiğini ifade ederken aynı zamanda
da tek Çin’den söz etseler de dünyada giderek önem
kazanan Tayvan (Demokratik Çin) Doğu Türkistan, İç
Moğolistan ve Tibet’in bağımsızlık konusu Çin’in
uykusunu kaçıran meseleler olarak orta yerde duruyor…
İşgalci Çin ve Rusya’nın veya bir başka emperyalist
devletin ülkelerin bağımsızlığı, Milletlerin istiklali
konularındaki hezeyanları uzun ve kısa vadede dünyanın
gidişatını değiştirmeye yetmeyecektir. Çünkü “Korkunun
ecele faydası yoktur.” Köprülerin altından çok sular
aktı. İçinde yaşadığımız yüz yıl, 1940’lı yıllardaki
insan fıtratına aykırı, kan ve gözyaşı ile beslenen
Komünist ve Sosyalist düşüncenin öncüleri olan Mao,
Lenin ve Stalin dönemleri değildir.
İnsanlar artık temel hak ve hürriyetlerinin uzun süre
birileri tarafından gasp edilmesine daha fazla tahammül
gösterecek durumda değiller. “Zulüm ile abat olanın
ahiri berbat olur” sözünde olduğu gibi zulmün sağladığı
saltanatlar asla ebedi değildir. Tıpkı eski Sovyetler
Birliği gibi günün birinde tarihin tozlu sayfaları
ararsına karışmak durumundadır.
Diktatörlerin insanların kafataslarını kadeh yaparak
şarap içtikleri devirler çok gerilerde kaldı. Kosova’nın
bağımsızlık ilanının işgal altındaki diğer Türk
ülkelerine de örnek olması dileğiyle, yaşasın
bağımsızlık ve istiklal!
Mehmet
Emin BATUR
|
|