|
1) Çin, Doğu Türkistan’ın Tabii Zenginliklerini Talan
Etme Faaliyetlerini Hızlandırıyor
Son yıllardan beri Çin
hâkimiyeti sözde “Büyük kuzey batıyı Açma” sloganı
altında Doğu Türkistan’ın tabii zenginliklerini talan
etme işlerini hızlandırdı.
Bu esnada Çin hâkimiyeti “Tabii zenginlikleri planlı bir
şekilde çıkartma” sloganı ile yerli halk tarafından
açılan küçük çaptaki madenleri zorbalıkla mühürlemek
suretiyle onların yaşam vasıtalarını kesmeye başladı.
Diğer yandan da dış ülke ve Çin işletmelerini özel
imkânlardan yararlandırma politikalarını icra edip, Doğu
Türkistan’ın petrol, doğalgaz, kömür gibi tabii
zenginliklerini çıkartma ve Çin’e taşıma adımlarına da
hız kazandırdı.
Mesela, “Tiyanşan(Tanrı dağı)sitesi”nin 02.10.2007
tarihi haberinde 2006 yılı içerisinde “Otonom Bölge(Doğu
Türkistan) arsa ve arazileri yönetme Bakanlığı” Çin ve
yabancı ülke işletmelerinin Doğu Türkistan’daki maden
zenginliklerini kazarak inceleme ve açma hakkında
sunduğu 6100 adetten fazla dilekçenin tamamını teslim
almıştır.
Bu sayı bütün “15 yıllık plan” döneminde sunulan
dilekçelerin genel sayısını da geçmiş bulunmaktadır.
Bu yıl da bu konuda sunulacak dilekçelerin sayısının
6000 adetten fazla olması beklenmektedir. Yukarıdaki
haberde belirtildiğine göre, bugün Doğu Türkistan’da
keşfedilen maden ürünlerinin türleri 138 çeşit olup,
bunların ararsında doğalgaz ve kömür başta olmak üzere
birçok madenlerin rezerv miktarları Çin’deki
miktarlarında önünde yer almaktadır.
Şu anda Çin ve dış ülkelerin 100’den fazla işletmeleri
Doğu Türkistan’ın bütün bölgelerinde tespit edilen 13
noktasındaki maden kuşağında sondaj, inceleme ve açma
çalışmalarına başlamıştır.
Çin merkezi hükümetinin maksadı, “11. 5 Yıllık Plan”
döneminde Doğu Türkistan’ı Çin’in petrol, doğalgaz,
sanayi ve endüstri üssü, kömür işleme üssü, büyük
ölçekli renkli ve renksiz metal işleme üssüne
dönüştürmek olup, Doğu Türkistan’daki kukla hükümet çin
işletmelerine arsa ve arazi tahsis etme konusunda büyük
kolaylıklar sağlamaya başlamıştır.
2 ) Doğu Türkistan Halkı
Çin Hâkimiyetini ve Sözde “Otonom Bölge” yi Hiçbir Zaman
Kabul Etmemiştir
“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin başkanı
Abdulcelil Karakaş “1 Ekim” münasebetiyle yayınladığı
mesajında, Doğu Türkistan halkının 01.10.1949 tarihinde
kurulan “Çin Halk Cumhuriyeti” ni ve 01.10.1955
tarihinde zorla ilan edilen sözde “Sinkiang Uygur Otonom
Bölgesi” söylemini hiçbir zaman kabul etmediğini, Doğu
Türkistan halkının bu iki günü kendileri çin matem günü
olarak kabul edip, o günden beri bu hâkimiyete karşı
kesintisiz olarak mücadele ede geldiğini vurguladı.
Abdulcelil Karakaş yine, “Komünist Çin hâkimiyeti
kurulduğundan beri Doğu Türkistan halkına yapmadık
kötülük bırakmadı. Bunu söylemesem de bütün dünyanın
malumudur. Komünist Çin hâkimiyeti günümüzde sadece Doğu
Türkistan halkı için değil, bütün dünya halkları için de
bir tehdit unsurudur” dedi.
Abdulcelil Karakaş, sözde “Otonom Bölge” konusu üzerinde
durarak “doğu Türkistan halkı resmen müstemleke durumuna
duçar olduğu ve Doğu Türkistan’ın adının “Sinkiang”
olarak değiştirildiği 1884 yılından beri milli
bağımsızlığımızı tekrar elde etmek için kesintisiz
olarak mücadele ede gelmektedir. Halkımız bu gayesinden
asla vaz geçmiş değildir. 01.10.1955 tarihinde ilan
edilen “Sinkiang Uygur Otonom Bölgesi” ise, Çin
hâkimiyeti tarafından halkımıza zorbalıkla kabul
ettirilmeye çalışılan ve ismi olup cismi olmayan bir
safsatadır.” Dedi.
3 ) Doğu Türkistanlı
Sanatçılar Almanya’daki Çin Elçiliğinde
“Sinkiang (Doğu Türkistan) Gazetesi”nde yer alan habere
göre, 27.09.2007 günü Çin’ in Berlin’deki
Büyükelçiliğinde “Çin Halk Cumhuriyeti”nin kuruluşunun
58. yılını kutlama merasimi düzenlenmiş olup, söz konusu
merasime Almanya’da sözde “Sinkiang (Doğu Türkistan)
Kültür Haftası” faaliyetleri için Doğu Türkistan’dan
getirilen Doğu Türkistanlı sanatçılarda iştirak
ettirilmişlerdir.
Almanya’nın hükümet yetkilileri, bütün devletlerin
Almanya’da bulunan elçileri ve Çin göçmenlerinden olmak
üzere 400’den fazla kişinin katıldığı bu defaki kutlama
töreninde Uygur sanatçılar toplantıya katılanlara
folklor ve müzik gösterileri sundular.
Almanya medyasında ise, Çin hâkimiyetinin Uygurların
dini inançlarını, kültürünü ve milli eğitimini yok etmek
için sistematik bir hareket yürütmekte olduğu ile ilgili
haberler yayınlanmaktadır.
Nurbekri ismindeki kukla bölge temsilcisi ise, “Uygur”
kelimesini telaffuz etmeksizin “Sinkiang(Doğu
Türkistan)da 13 ayrı millet yaşamaktadır. Bütün
milletlerin kültür mirasları çok iyi korunmaktadır.
Hükümetimiz azınlık milletlerin kültür eserlerini kazıp
çıkartma, varislik etme ve geliştirme cihetlerinde bütün
dünyaya örnek olduk.”şeklinde yalan-yanlış sözle sarf
etmiştir.
Çin hükümeti Doğu Türkistan’dan getirdiği Uygur
sanatçıları sermaye yaparak Almanya’nın Berlin ve
Frankfurt gibi şehirlerinde sözde “Sinkiang (Doğu
Türkistan) Kültür Haftası” nı geçirmekte olduğu sırada
“Dünya Uygur Kurultayı”nın organize ettiği bir grup ta
bu şehirlere giderek bildiriler yayınlamış, raporlar
sunmuş ve demeçler vermişlerdir. Böylece Çinli
işgalcilerin dünya kamuoyunun gözünü boyamak maksadıyla
bu tür faaliyetler yapmakta olduklarını, gerçekte ise,
komünist Çin hâkimiyetinin Uygurların milli
mevcudiyetlerini yok etmeye yönelttiği asimilasyon
politikalarını aralıksız olarak güçlendirmekte olduğunu
sert şekilde ifşa ettiler.
4 ) Ürümçi’ de Ani
Olarak Meydana Gelmesi Muhtemel Olan Olaylara Karşı
Askeri tatbikat yapıldı
Komünist Çin hâkimiyeti her seferki devlet bayramı
arifelerinde Doğu Türkistan’da askeri manevralar yapmak,
genel arama ve tutuklama hareketleri yürütme gibi
usullerle yerli halka gözdağı verme işlerini gelenek
haline dönüştürmüştür.
“Sinkiang(Doğu Türkistan )Gazetetsi”nin verdiği habere
göre, Eylül ayının 29. günü Çin silahlı Polis Birlikleri
Ürümçi-Turpan yukarı çevre yolu hattında “Silahlı yol
kontrol noktası kurma tatbikatı” yapmıştır. Bu defaki
tatbikatla, Çin’in devlet bayramı ve sözde “ Otonom
Bölge”nin kurulduğu gün olarak kabul edilen 1 Ekim günü
ani olarak meydana gelmesi ihtimali bulunan olaylara
karşı koymak amaçlanıyor.
Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet
Emin BATUR
|
|