|
1)
Çin'de Zorunlu Kürtaj Zulmü
30.08.2007
Çin'de hamile kadınlar evlerinden gece yarısı alınarak
kürtaj kliniklerine götürülüyor. Çin’de çiftlerin tek
çocuk sahibi olma zorunluluğu toplumsal bir faciaya
dönüşmek üzere. Ülkede hamile kadınlar evlerinden gece
yarısı alınarak kürtaj kliniklerine götürülüyor.
Dünyanın birçok ülkesinde, yeni doğan bebeklerin
cinsiyet dağılımında dengesizlik büyüyor. Çin'in resmi
olarak uyguladığı tek çocuklu aile zorunluluğunun ülkede
bir sosyal kaosa dönüşmek üzere olduğu bildirildi. Tek
çocuklu aile zorunluluğu, Çinli çiftleri erkek çocuk
sahibi olma anlayışına iterken birden fazla çocuk sahibi
olmak isteyen ailelere karşı büyük bir devlet baskısı
olduğu belirtiliyor.
AİLEYE GECE YARISI KÜRTAJI
Çin Hükümeti'nin, ailelerin kız çocuklarının doğmasını
teknolojik yöntemlerle engelleme yoluna gitmesi ise
sosyal facialara neden olduğu belirtiliyor. Buna örnek
olarak Jin Yani'nin dramı verilebilir. Jin Yani adındaki
Çinli kadının yaşadığı dram Çin'de devlet eliyle yapılan
Kürtaj gerçeğini bütün çıplaklığı ile gün yüzüne seriyor.
Yang Zhongchen adındaki Yani'nin kocası karısının bir
gece yaşadıkları Qianan şehrindeki evlerinden alınarak
kliniğe götürüldüğünü tekrar eve geldiğinde ise hamile
karısının çocuklarını kaybettiklerini söylediğini
aktarıyor. 7 yıl evvel başlarına gelen bu olayda hayli
ilerlemiş hamilelik sürecindeki çocuklarının kız doğacak
olmasını Çin Sağlık Örgütü’nün engellediğini
anlatıyorlar. Klinikte bir iğne vurularak çocuklarının
anne karnında zehirlendiğini belirten çift, hamilelik
dönemindeki resimlere bakıp acılarını tekrar yaşıyorlar.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde de giderek daha fazla aile,
erkek çocuğu tercih ediyor. Ülkede çok sıkı bir biçimde
uygulanan tek çocuk politikası sonucu, nüfusun aşırı
derecede artması önlendi, doğum oranı yüzde 3.7’den
yüzde 1.29’a düşürüldü.Aktif haber
2)
Kuçar'da Silah Atış Talimi Yapmakta Olan Millî
Mücadeleciler Çin Askerlerince Yakalandı
“Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin daha önceki
haberlerinde Çin hâkimiyetinin son zamanlarda Aksu'nun
Kuçar, Şahyar ve Bay nahiyelerinde genel bir arama ve
tutuklama hareketi başlatmış olduğu bildirilmişti. ETIC
bu konuda gizli bir inceleme başlatmak suretiyle, Çin
hâkimiyetinin bu bölgede yürütmekte olduğu büyük çaplı
arama ve tutuklama hareketinin asıl sebebini açıklığa
kavuşturdu. ETIC'in edindiği bilgilere göre, 2007
yılının Haziran ayının 26 ve 27. günleri Doğu
Türkistan'daki silahlı bağımsızlık yanlısı bir
teşkilatın bazı üyeleri Kuçar Nahiyesinin, Bay Nahiyesi
ile sınırı bulunan dağlık bölgede gizli olarak silâh
atış talimi yaparlarken Çin askerleri tarafından fark
edilmişlerdir.
27 Haziran 2007 günü Çin askerleri tarafından çepeçevre
kuşatma altına alınan söz konusu milli bağımsızlık
yanlısı teşkilâtın tahminen 6-7 kişi oldukları öğrenilen
üyeleri olay yerinde yakalanmışlardır.
Çin hükümeti bu olayı bahane ederek “Kaçan bölücüleri
kovalayıp yakalama” adı altında bir hareket başlatıp,
Kuçar, Bay, Shingxa ve Şahyar nahiyelerinin köy ve
mezralarında genel bir arama ve yakalama faaliyeti
yürütmüştür. Asker ve polisler bütün yolların belirli
kesimlerine kontrol noktaları kurarak Uygur çiftçilerin
kendi bölgelerinden başka bölgelere griş çıkışlarını
bile yasaklamış olup, bazı bölgelerde de akşam saat
20.oo'den sonra sokağa çıkma yasağı uygulanmıştır.
Birkaç gün önce Aksu güvenlik birimleri Kuçar
nahiyesinde olağanüstü toplantılar düzenleyip Uygur
siyasi kaçakları kovalayıp yakalama ve bu bölgedeki
haberlerin dışarıya yayılmasının önünü almak için bir
dizi düzenlemeler yapmışlardır.
3) Aksu'da
Büyük Tutuklama

ETIC'in Doğu Türkistan'dan elde ettiği ilk bilgilere
göre bu yakınlarda Çin hükümeti Aksu'nun Kuçar, Toksu ve
Şahyar nahiyelerinde “milli bölücülerin yeraltı askeri
eğitim kampları keşfedildi” bahanesiyle bu nahiyeler
dâhilinde genel bir arama ve tutuklama hareketi başlattı.
Bu hareket esnasında önceden siyasi sebeplerle
tutuklanarak hapse atılan ve cezalarının bitiminde
salıverilenleri ve siyasi açıdan şüpheli gördükleri çok
sayıda Uygur gençlerini tutuklayarak hapse attılar.
Yukarıdaki nahiyelerin köy ve mezraları bütünüyle Çin
asker ve polisleri tarafından abluka altına alınmış olup,
bütün kavşaklarda kontrol noktaları kurarak ev ev
aramalar yapmak suretiyle şüpheli gördükleri kişileri
gözaltına alıp karakollara götürerek sorgulamaya
başlamışlardır.
Polisler yine bu nahiyelerde insanların akşam saat
8.oo'den sonra sokağa çıkmalarını ve başka memleketlere
gitmelerini yasaklamış olup, hükümetin bu bildirisinden
habersiz olarak sokağa çıkmış bulunan birçok insan da
alınıp götürülerek sorgu suale çekilmektedirler.
Uygur Türkçesinden Türkiye Türkçesine Uyarlayan: Mehmet
Emin
|
|