Dış ülkelerdeki
Uygurların sayılarının artması ve sürekli olarak
güçlenmesine paralel olarak yakın dönemlerden beri milli
mücadele saflarımızda gaye ve maksadını açık bir şekilde
izah edemeyen ve anlaşıldığı kadarı ile arkası
teferruatlı bazı teşkilat ve gruplar ortaya çıkmaya
başladı.
Onların ortak
özellikleri ise şu:
1-
Vatanımızın isminden ve ay-yıldızlı Gök bayrağımızdan
kendilerini uzak tutarlar.
2- Onların
hiçbir toplumsal temeli olmayıp kendilerinin yaşamakta
oldukları ülkelerdeki Uygur toplumunun destek ve
yardımlarından uzaktırlar.
3- Bu
teşkilatları ortaya çıkartanların hepside Çin’e rahatça
gidip gelmekte olan, Çin’den mal getirip ticaret
yapmakta olan, anne-babası ya da yakın akrabaları Çin’de
salâhiyet sahibi olan kişilerdir.
4- Bu
kişilerin çoğunluğu dış ülkelerde uzun yıllardan beri
aktif faaliyet göstermekte olan ve halkımız tarafından
kabul ve destek gören merkezi teşkilatlarımıza gizli ya
da aleni olarak karşıdırlar. Onlar kendi etraflarına
topladıkları ortakları ile beraber bu teşkilatlarımıza
ve onların rehberlerine kasıtlı olarak hücum ederler.
5- Sanki
belli bir yerden emir almışçasına teşkilat ve
toplumumuzu bölmeye ve parçalamaya çalışırlar. Bu
maksatlarına erişmek için siyasi anlayışı ve sezgileri
zayıf olan kardeşlerimizi kendilerine çekerek, onları
şefkatle misafir etmekte tereddüt etmezler. Kısacası bu
tür kişilerin söylem ve icraatları insanın kafasında
çeşitli şüphe ve görüşlerin oluşmasına yol açar.
Bizim milli
hareketimiz oldukça teferruatlı ve şerefli bir
harekettir. Milli mücadelemizin güçlenmesini müteakip
Çin hâkimiyetinin dış ülkelerdeki teşkilatlarımıza ve
köklü siyasi faaliyetçilerimize yönelttiği siyasi
saldırı ve iftiraları da artıyor. Çin Toplum Güvenliği
Bakanlığının 4 teşkilatımız ile 11 siyasi faaliyetçimizi
dünya kamuoyuna “terörist” ve “terörist teşkilat” olarak
tanıtmaya çalışması bunun en açık bir ispatıdır. Diğer
taraftan Çin hâkimiyeti dış ülkelerde milli duygularını
ve milli gururunu kaybeden bir kısım Uygurları ve
kendisinin bir dizi eğitimden geçirdiği güruhu seferber
ederek suni teşkilat ve grupları ortaya çıkartarak
“Uygur” ismini kullanarak Uygurların milli
hareketlerini parçalamaya ve bölmeye teşebbüs
etmektedirler. Bunun göstergeleri epey çok sayıdaki
ülkelerde görülmektedir.
Bu sebeple, halkımız
bu mesele konusunda uyanık bulunmalı ve milli
mücadelemizin sağlam bir şekilde gelişmesi için gerekli
katkıyı yapmalıdır. Gayesi açık olmayan ve altı-üstü
belirsiz durumdaki teşkilat ve şahıslarla olan
münasebetlerindeki sınırlarını belirleyerek onların
bozgunculuk hareketlerine açık bir tavırla ve kesin bir
biçimde karşı çıkmalıdırlar.
(ETIC ’in kısa mülahazası)
Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin BATUR
|