M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail

DOGU TÜRKISTAN

DOĞU TÜRKİSTAN HABER MERKEZİ

 

“Almanya Dalgaları” Radyosunun Özel Makalesi
“Uygurlar Terörist Değil!”

 
Almanya’daki en nüfuzlu haber organlarından biri sayılan “Almanya Dalgaları” Radyosunun 21.08.2006 tarihli programında mezkûr radyonun muhabiri Sayın Aleksandır’ın, Merkezi Almanya’nın Münih şehrinde bulunan “Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi” ni ziyaret ederek gerçekleştirdiği sohbetin içeriği yer aldı. Bu sohbetin tam metni “Almanya Dalgaları” radyosunun internet sayfasında “Uygurlar Terörist Değil” başlığı altında yayınlandı. Bu metnin yanında da Doğu Türkistan’ın Tarım Bölgesindeki Petrol Yataklarının görüntülerine yer verildi.

Sayın Aleksandır tarafından kaleme alınan bu makalenin baş tarafında şöyle denilmektedir:
“Uygur Bağımsızlık Teşkilatlarının gerçekten El-Kaide örgütü ile ilişkisi bir var mı? Çin hükümetinin bu cihetteki bakışını Uygurlar kesinlikle reddetmekte ve bizler Müslümansız fakat Uygur halkı barıştan yanadır, barışseverdir. Biz yalnızca bağımsızlık istiyoruz demektedirler.”

Makalede yine şöyle denilmektedir:
İngiltere ile Almanya’nın teröristlerin tehditlerine uğraması ile bütün dünyada bir defa daha terörizme karşı mücadele dalgası yayıldı. Çin’de terörizme karşı seferber oldu. Fakat onların asıl hedefi Çinin Kuzey-batı kısmında yaşamakta olan ve Uygurların teşkil ettiği bu Müslüman halk kendilerinin ezilmekte oldukları duruma sert tepki göstermektedirler. Özellikle de genç Uygurlar bağımsızlığı şiddetli biçimde talep etmektedirler.(i.g) Fakat Çin hükümeti ise, “Vatanın bütünlüğü prensibi” nden vazgeçmemektedir.
Bay Aleksandır söz konusu makalesinde; Fabrika, maden, atölye ve çok katlı binaların çoğalmasıyla Ürümçi vilayetinin milli özelliğini yok ettiğini fakat, şehrin arka sokaklarında mescitlerin çoğalmakta olduğunu, Uygurların ise, iftihar etme duygusu içinde dini kimliklerini muhafaza etmekte olduklarını beyan ederek, gerçi Ürümçi şehri yüksek binalarla dolmuşsa da fakat burada Çinin deniz kıyısındaki iktisadi yönden kalkınmış şehirlerindeki mamur manzaralardan zerre kadar bir eser olmadığını, Ürümçi’nin kişi başına düşen gelirin de, Çin’deki ortalama gelirin çok altında olduğunu, işsizlik oranının da haddinden fazla çoğaldığını, temel yapılaşmanın da çok gerilerde olduğuna vurgu yapmıştır.
100 küsur yıldan beri bu şehrin kendisine 2500 kilometre mesafedeki Pekin ile o kadar da alakasının olmadığı gerçeğine de değinmiştir.

Makalede, “Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi”nin başkanı Abdulcelil Karakaş Efendi tercümanı olan Taşmehmet aracılığı ile aşağıdaki değerlendirmeleri ortaya
Koymuştur:
“Biz Uygurlar ikinci dünya savaşından sonra Çinin bizim vatanımız olan Doğu Türkistan’ı işgal ederek kendilerinin topraklarına ilhak ettiklerini unutmuş değiliz. Biz kesinlikle 50 yılı aşkın bir süre önce kaybetmiş olduğumuz bir varlığımızı, yani milli bağımsızlığımızı talep etmekteyiz. Aynı zamanda kendimize ait vatanımız, pasaportumuz, bayrağımız vardı. Bizim bunlara ihtiyacımız var. Biz çok önceleri onlarla yardımlaştık. Barış içinde yaşamak istiyorduk. Fakat bizim bu isteklerimizi onlar reddettiler. Onlar bizlere çok vaatlerde bulunmuşlardı. Fakat hiçbir vaatlerinde durmadılar. Bizim özgürlüğümüzü ve dolayısıyla her şeyimizi elimizden aldılar. Bu sebeple biz onlara kesinlikle inanmıyoruz. Biz kesinlikle bağımsızlığımıza inanmaktayız. Biz bundan sonra komünistlerle görüştüğümüzde yalnızca bağımsızlık temelinde görüşebiliriz.”

Bay Aleksandır makalesinde yine, Çin hükümetinin Doğu Türkistan’a karşı yürütmekte olduğu siyasi ve iktisadi politikalarından ve icraatlarından Uygurların şiddetli şekilde rahatsız olduklarını, her ne kadar Çin Anayasasında azınlık milletlerin kültürlerini, dini inançlarını ve örf adetlerini koruyacakları yer alıyorsa da, tam tersine azınlık milletlerin bu cihetlerdeki özgürlüklerinin sert şekildeki yasaklara maruz kalmakta olduğu, Pekin’in ise, “Serbest bırakırsak güvenliğimiz tehlikeye girer” şeklinde bir anlayışla politika yürütmekte olduğu, bu sebeplerle de Uygurların Otonomi haklarının ağır şekilde engellemelerle karşılaşmakta olduğu ortaya konulmuştur.
Söz konusu makalede Abdulcelil Karakaş Efendinin tercümanı olan Taşmehmet ’in aşağıdaki sözlerine yer verilmiştir;

“Eğer siz mescitlere girecek olursanız, ya da kendinizin görüş ve düşüncelerinizi ortaya koyup, “Bana özgürlük gerek!” diyerek sesinizi yükseltseniz derhal kendinizi hapishanelerde görürsünüz. Çünkü biz bunları bire bir yaşadık. Dini inanç özgürlüğü ise, asla mevcut değil.

Bay Aleksandır makalesini devam ettirerek şöyle beyanlarda bulunmaktadır;
“Yalnızca dini ve siyasi cihetlerdeki baskılar değil, iktisadi alandaki adaletsizlikler de Uygurların ölçüsüz derecelerde ezilmelerine sebep olmaktadır. Bu gün uğradığı talan yüzünden çıplaklaşan Doğu Türkistan aslında yeryüzünün doğal zenginlikleri en fazla bölgelerinden biri idi. Çin’in en büyük kömür ve petrol rezervleri Doğu Türkistan’ın kuzey bölgelerinde yer almaktadır. Fakat, burada yaşamakta olan halkların gelirlerinde hiçbir artış görülmemektedir.”

Makalede yine, Doğu işe yerleşme cihetinde de Uygurların çok ağır biçimde adaletsizliklere uğramakta oldukları, hatta Üniversiteyi bitiren Uygurların dahi öz yurtlarında iş bulamadıklarını, fakat Çinlilerin ise taltif ve itibarlarla derhal işe yerleştirilmekte oldukları da kaydedildi.

Bay Aleksandır makalesinin sonunda şunlara işaret etmiştir.
“Uygurlarda mevcut umumi tepki gösterme durumunu Çin hükümeti görmezlikten gelmektedir. Doğu Türkistan’ın bazı bölgelerinde meydana gelen halk isyanları merkezi hükümet tarafından sert şekillerde bastırılmaktadır. Çin’in asıl endişesi, stratejik bakımdan kesinlikle mühim bir ehemmiyete sahip olan bu ülkenin bölünerek elden çıkacağıdır.
Çin hükümeti ise, Uygurların bütün bağımsızlık teşkilatlarını El-Kaide örgütü ile birleştirmeye çalışmaktadır. (i.g) Ve bu girişimini “Terörizme karşı mücadele” diye adlandırmaktadır. Fakat onların bu adlandırmaları Uygurların sert biçimde karşı çıkmalarına uğramaktadır!”

Abdulcelil KARAKAŞ
Uygurcadan Çeviren: Mehmet Emin BATUR
 

© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 26.01.2008 12:22   Hazirlayan: A. Karakash