M.Ö.220 ~

ana sayfa
Giris
Tarih
Cografya
Din-Dil
Kültür-Sanat
Ekonomi
Insan Haklari
Milli Mücadele
Düsünceler
Baglantilar
Irtibat

E-mail

DOGU TÜRKISTAN

DOĞU TÜRKİSTAN HABER MERKEZİ

 

Rabiye Kadir - Zamanımızdaki Uygur Kadınlarının Manevi Ruhudur

 
Gülcamal İmam-Hasan

Uygur halkının tarihi bölümleri, yüreğimizi kabartan cengaverliklerimizi uyandıran, gelecek nesillerimize bitmez tükenmez ilham ve cesaret veren ve böylece düşmanlarımızı da tir- tir titreterek teri içinde bırakacak şahane kahramanlık destanları ile doludur.

Vefakar, kadirşinas ve sevecen Uygur hanım- kızları da tıpkı Arslan gibi erkeklerimize benzer işte bu kahramanlık destanlarımızın mühim bir parçası olarak tarihimizde geçen İparhanım, Nazugum, Amannisahan, Rizvangül ve bunlar gibi binlerce hanım-kızlarımız hakkındaki tesirli rivayetler ecdatlarımız tarafından nesilden nesile miras olarak taa bu güne kadar Uygur hanım- kızlarımızın manevi güç kaynağı ola geldi. Asırların, yılların ve devirlerin geçişini takip ederek onların saflarına yeni tipler ve yeni anekdotlar katılarak, Uygur hanım- kızlara has olan bu kahramanlık destanlarının ağırlığı günden güne zenginleşti.

Uygur hanım-kızlarının insani hak ve hukukları tarihte hiç görülmedik derecede ağır bir şekilde ayak altı edilmekte ve hatta Uygur halkı kendi milli ve dini kimliğini kaybetme girdabına doğru sürüklendiği bu günkü ölüm hayat memat döneminde Uygur hanım-kızlarının arasından yeni bir yıldız parlayıp çıktı ve bu haysiyetli yıldız mukaddes Doğu Türkistan’ın bütün semasını aydınlatarak zulüm prangalarında can vermekte olan Uygur halkına tıpkı şefkat ağacı gibi tekrar canlılık nuru alıp getirdi. Bu yıldız Rabiye Kadir Hanım idi.

Ben bundan on küsur yıl önce Ürümçi’de Çin posta-telgraf çalıştığım günlerde Rabiye hanıma birkaç defa rastlamıştım.Onu sadece dışardan tanırdım. O zamanlar Rabiye hanım Çin siyasi danışma kurulu üyesiydi. Onun gibi yüksek mevkiye sahip olmuş ve hükümet nezdinde belirli bir siyasi etkisi olan insanlar bizim gibi normal vatandaşlarla belirli bir mesafe bırakmak ve hatta bir fırsatını bulduklarında sırtımıza binmeyi alışkanlık haline getirdiklerinden, Rabiye hanımın halkçı, alçakgönüllü, hakkaniyetli, milletperver hasletleri ise sadece ben merkezli değil milyonlarca halkımızı ayrıca duygulandırmıştır. Ayni zamanda Rabiye hanım bana göre bir makam sahibi değil, tıpkı normal bir komşum gibi, köyden henüz gelmiş bir çiftçi kadın gibi ve vefakar bir akrabammış gibi bir duygu vermişti.

Doğu Türkistan’ın Komünist Çin müstemlekesi olmasından bu yana Uygur kadınlarının hiçbir zaman göz yaşları kurumuş değildi. Komünist Çin hükümeti önünde milletini seven hiçbir insanın kadri kıymeti de olmamıştır!!!

Bundan 6 yıl önce, halkımızın kalbinde taht kuran Rabiye Kadir hanım komünist Çin tarafından karanlık zindana atılması, hayatımda halet-i ruhiyeme en sert tesir eden hadiselerden biriydi. Aynı zamanda hasret ve nedamet duygusu içinde günlerce gözüme uyku girmemişti. Adeta kendi öz annemden ayrılmışçasına çok kaygılanmıştım. Çünkü Çin’in dehşetli zindanlarına düşen bir insanın nasıl bir akibetle karşılaşacağını halkım gibi bende iyi biliyordum. Daha sonra ben bazı sebepler dolayısıyla ana yurdumdan ayrılarak dış ülkelere çıkmak zorunda kaldım. O günden beri sersefil gurbette yaşamaya devam ediyorum. Fakat Rabiye hanım hadisesi yüreğimi devamlı olarak yakıp gelmekteydi. Cenab-ı Allah’a şükürler olsun ki; Yavuz hırsız olan Çin hakimiyeti dünya kamuoyunun baskısına boyun eğmeye mecbur olarak Rabiye hanım Çin’in demir pençesinden kurtularak özgür dünyaya uçup geldi. Bu iyi haber sanki vatan içi ve dışındaki milyonlarca halkımız gibi beni de ayrıca sevindirdi. Ben sanki ölen annem tekrar dirilip gelmişçesine bir sevinç duygusuna büründüm. Allah’ın hikmeti ile bu yıl 8. ayda Rabiye Kadir Hanım Almanya’daki Uygurlarla tekrar görüşmek için geldiğinde onu tekrar görme fırsatına eriştim. Bu benim hayatımdaki en sevinçli günlerimden biriydi. Çin hakimiyetinin zindanlarındaki o kadar işkence ve zorluklarda Rabiye hanımın iradesine tesir edememiş. Gerçi o bedensel olarak yıpranmasına ve saçlarına erken aklar düşmüşse de, onun milli iradesi daha da pekişmiş. Vatan ve milletinin geleceğine olan ümitlerini zerre kadar gevşetememiş. Rabiye hanım dış ülkeye çıkar çıkmaz kendi varlığını vatanı Doğu Türkistan’ın bağımsızlığına, milletinin özgürlüğüne bağışlayacağını vurgulaması ve özgürlüğüne kavuştuğu günden itibaren vatan-millet işleri için gece gündüz koşturmakta oluşu onun şecaatini ve kahramanlık cesaretini açıkça ortaya koymaktadır.

Vatan- millet işlerine katkı yapmak her bir Uygur’un vicdani ve milli borcudur. Bugün vatan içinde milyonlarca kardeşlerimiz kendi halkının hürriyeti ve özgürlüğü için sıcak kanlarını ve kıymetli hayatlarını takdim ede gelmektedir. Yine onbinlerce kardeşlerimiz Çinin karanlık zindanlarında azap çekmektedir. Bu şartlar altında biz özgür dünyada yaşamakta olan Uygurlar, özellikle de hanım-kızlar kahraman annemiz Rabiye Kadir hanımın ve onun gibi binlerce kardeşlerimizin eğilmez-kırılmaz ruhlarından ilham alarak, vatan- millet işleri için elimizden gelen direnişi göstermemiz gerekir. Hepimiz aynen Rabiye hanım gibi sağlam iradeli ve fedakar olabilirsek bağımsızlık gayemiz mutlaka bir gün hedefine ulaşacaktır!

Sonuç olarak Manevi Annemiz Rabiye hanıma selametlik ve muvaffakiyetler dilerim!

(25.09.2005 Almanya-Frankfurt)
 



© ETIC.  Her Hakkı Saklıdır. Son Değişiklik: 26.01.2008 12:22   Hazirlayan: A. Karakash