|
Dünya devleti olmak ve bölgedeki gücünü artırmak isteyen
Türkiye için en öncelikli olan şeylerden birisi, bu Türk
yurduna sahip çıkmak ve Kırım Türkleri'ne yardım eli
uzatmaktır.
18 Mayıs 1944'de insanlık tarihinin kaydettiği en büyük
zalimlerden olan Stalin tarafından yurtlarından zorla
koparılan soydaşlarımız, sürgün sırasında nüfuslarının
%46'sını da kaybetmişlerdi. Yeryüzünün belki en korkunç
zulümlerinin yaşandığı bu tarihten sonra, sürgün
topraklarında teşkilatlanan Kırım Türkleri, defalarca
vatanları Kırım'a geri dönme teşebbüslerinde bulunmuşlar,
fakat her teşebbüs tutuklamalar ve yeni sürgünlerle son
bulmuştur. Ancak Kırım Türkleri bu uygulamalardan
yılmamış ve 1989'dan sonra kitleler halinde Kırım'a
dönmüşlerdir. O tarihten günümüze kadar da 300 bin Kırım
Türkü Yeşilada'ya dönmeyi başardı. Önce çadır şehirlerde
başlayan mücadeleler, daha sonra gecekondularda devam
etti. Ata baba evlerinde Rusların ve Ukraynalıların
oturduğunu gören Kırımlı Türkler vatanlarında sıfırdan
bir mücadeleye giriştiler. Türk Dünyası'nın büyük
önderlerinden Mustafa Cemiloğlu'nun başkanlığında
yürütülen milli mücadelede önce milli kurultay
tertiplendi. Kırım Türkleri milli meclislerini kurarak
kendi geleceklerini tayinde çok önemli bir adım attılar.
Milli meclisin hemen ardından, milli kütüphane, milli
mektepler, milli tiyatro, gazeteler kurulmaya başlandı.
Kırım'da nüfusun %67'sini oluşturan Ruslarla yoğun bir
mücadeleye girişen soydaşlarımız 98 kişilik Kırım
Parlamentosu'nda 14 kişiyle temsil edilme hakkını elde
ettiler. Fakat daha sonra şovanist Ruslar seçim kanununu
değiştirerek
soydaşlarımıza verilen bu hakkı iptal ettiler.
Sürgün Hala Bitmedi
Kırım Türkleri'nin 300 bini, her türlü güçlüğe rağmen
vatanlarına dönmeyi başarabilmiştir. Ama hala sürgün
edildikleri yerlerde yaşayan ve Kırım'a maddi bakımdan
dönme imkanı olmayan 250 bin kişi var. Nüfusun
büyükbölümü Özbekistan'da yaşıyor. Özbekistan Hükümeti
Kırımlıların vatanlarına dönüşünü önlemek için her türlü
güçlüğü çıkarıyor. Oturdukları evleri satamayan veya çok
düşük fiyatlarla satan Kırımlılar, elde ettikleri
paralarla Kırım'a dönüşü sağlayamıyorlar. Kırım'a
dönebilenler ise burada hayata sıfırdan başlamak
zorundalar. Arsa yok, ev yok, iş yok. Ama bu zor şartlar
altında verilen vatan kavgasında yılgınlığa hiçbir zaman
yer yok. Kırımlı Türkler, tırnaklarıyla kazdıkları,
gözyaşlarıyla ve alın terleriyle kazandıkları toprakları
yeniden vatanlaştırmayı başarmışlar. Kırım'da
soydaşlarımız, yolsuz, susuz, elektriksiz yerlerde
yaşamak zorunda kalıyorlar.
İsimsiz Kahramanlar
Onlar şerefli bir mücadelenin isimsiz
kahramanları...Onların bu zorlu mücadelesinde büyük Türk
ailesinin birer ferdi olarak bu davalarına omuz vermek,
Müslümanım diyen herkesin, hatta ve hatta insanım diyen
herkesin görevidir. 1980'li yıllara kadar tek bağımsız
Türk devleti vardı. Şimdi yedi bağımsız Türk devleti
var. İnşallah bu sayı gelecekte çok daha büyük sayılara
ulaşacak. Ancak şu da bir gerçek ki, Türk Dünyası'ndaki
bu büyük uyanışa rağmen ilk birlik fikrini ortaya atan
büyük düşünür İsmail Gaspıralı'nın vatanındaki
soydaşlarımızın çağrısına icabet etmek çok daha
öncellikli. (Harun Yahya, İslamın Kışı ve Beklenen
Baharı)
1944 sürgünüyle birlikte Kırım'da Türklere ait her türlü
eser yıkıma uğramış. Ruslar yaptıkları binalarda Türk
mezar taşlarını temel taşı olarak kullanmışlar. Birçok
cami, maksadı dışında kullanılmış; depo, tiyatro,
diskotek ve ahır yapılmış. Hatta Mimar Sinan'ın
Gözleve'deki ünlü camii de ateizm müzesi yapılmış. Akın
akın vatanlarına dönen Kırımlılar ilk iş olarak ayakta
kalabilmeyi başarmış Türk eserlerini restore etmeye
başlamışlar. Mimar Sinan'ın ünlü camii büyük bir
mücadele sonucu ateizm müzesi olmaktan kurtarılmış.
Türkiye'deki Kırım dernekleri ve hayırsever işadamları
burada bazı camilerin kurtarılmasına ve restorasyonuna
katkıda bulunmuşlar. Ukrayna'daki en demokratik, insan
haklarına saygılı, komünist dönemde yıllarca hapis yatan
insanlardan oluşan RUH Partisi'nden milletvekili seçilen,
Mustafa Cemiloğlu Ukrayna Parlamentosu'na seçilen ilk
Türk milletvekili olma ünvanını da kazandı. Mustafa
Cemiloğlu'nun yardımcısı Refat Çubar da seçilerek
Ukrayna Parlamentosu'ndaki ikinci Türk milletvekili oldu.
Kırım Milli Meclisi'ni resmen tanımayan Ukrayna, burada
Türkleri bir denge unsuru olarak gördüğü için Kırım
Milli Meclisi'nin 33 milletvekilini Kırım'la ilgili
konularda Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın danışmanı olarak
kabul etti. Yani bu gelişme ile Türkler'in milli meclisi
bir manada resmen tanınmış oldu.
Kırım'ın Stratejik Önemi
Tarihi bir Türk yurdu olması bakımından Kırım'daki
gelişmeler özellikle Türkiye devletini ve insanlarımızı
da yakından ilgilendiriyor. Ayrıca 1783'de Kırım'ın
Ruslar tarafından işgaliyle birlikte akın akın
Türkiye'ye gelen ve şimdi azımsanamayacak bir orana
ulaşan Kırım kökenli bir nüfus da Kırım'a olan ilgiyi
artırıyor. Kırım stratejik açıdan çok önemli bir bölgede
bulunuyor.
Karadeniz'in güvenliği Kırım'dan geçiyor. Rusya
Federasyonu'nun en büyük donanması olan Karadeniz
Donanması da Kırım'ın Akyar (Sivastopol) limanında
bulunuyor. Karadeniz Donanması'nın Ukrayna ile
paylaşılmasından sonra limanda Ukrayna'nın da en büyük
deniz gücü oluşmuş durumda. Bu donanmalarda nükleer
başlıklı füzeler taşıyan savaş gemilerinin bulunması
ayrı bir tehlike unsuru. Uzmanlar, bu donanmaların
çürümesi halinde bile yayılacak nükleer gazların bütün
Karadeniz'deki ülkeler için tehlike oluşturacağı
görüşündeler. Türkiye için Kırım, Ukrayna, Rusya
Federasyonu ve bütün Türk Cumhuriyetleri'ne de açılan
bir kapı konumunda.
İşte tüm bu açılardan düşünüldüğünde Kırım'daki her
gelişme Türkiye'yi birinci dereceden ilgilendiriyor.
Karadeniz'in hırçın dalgalarının dövdüğü Kırım, dünya
devleti olmak ve bölgedeki gücünü arttırmak isteyen
Türkiye için birinci derecede öncelikli bir Türk yurdu.
" Gerçek şu ki, mümin erkeklerle mümin kadınlara işkence
(fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar
için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır." (
Büruc Suresi, 10)
KIRIM'IN KİMLİĞİ
İdari Yapı: Ukrayna'ya bağlı Özerk Cumhuriyet Yüzölçümü:
26.140 km2
Başşehir: Akmescit (Simferopol)
Nüfus: 2 milyon 600 bin (1.630.000 Rus, 300.000 Kırım
Türk'ü, 50.000 Beyaz Rus, 17.700 Yahudi, 2.400 Alman,
2.200 Ermeni, 650 Karaim Türk'ü, 600 Kırımçak Türk'ü)
Para Birimi: Grivina (Ukrayna Para Birimi), ayrıca ABD
doları ve Euro da kullanılmaktadır. (Karadeniz ve Azak
Denizi arasındaki alanı kaplayan Kırım Yarımadası, sahip
olduğu topraklara bakılırsa, dünyadaki 75 ülkeden daha
büyük, nüfusu ise 95 ülkenin nüfusundan daha fazladır.)
Wed, 16 Oct 2002
Harun Yahya
www.arastirma.org
|